Hakkımızda
Dil Merkezi
Kültürel Etkinlikler
Kulüp Faaliyetleri
RAM
Çocuk Kulübü
Platformlar
Medyatek
Kulüp Faaliyetleri
Rus Mutfağı
El Sanatları
Halk Dansları
Müzik
Bale
Türk Mutfağı
Satranç
TÜRK MUTFAĞI

Anadolu topraklarının verimliliğini yansıtan çeşitliliğe sahiptir. Yemeği sevenler, sofralarını lezzetli yemeklerle donatmak isteyenler bu kulübe zevkle devam edeceklerdir.

                                                   TÜRK MUTFAĞI

Bugünkü Türk mutfağı Orta Asya ve Osmanlı mutfaklarının mirasçısıdır. Göçebelik döneminden kalma erzak depolama gelenekleri ve tüketilen bazı gıdalar Osmanlı mutfağından kalma zengin çeşitler ile birleşmiş ve bugünkü Türk mutfağını oluşturmuştur.

Fatih Sultan Mehmet tarafından 1475-1478 yıllarında yaptırılan Topkapı Sarayı’nın mutfak bölümü 5250m2’lik bir alanı kapsamaktadır. 8 bölümden oluşan mutfakta her bölümün ayrı ocağı ve fırını, farklı uzmanlık alanları olan aşçıları ve yamakları bulunurdu. 16.y.y.’da Saray mutfağında 60 kişilik aşçı grubu ve 200 yamak çalışırdı. 18.y.y.’da bu sayı 500’e çıktı. Saray mutfağında günlük 4000 kişi için yemek hazırlanır, özel günlerde buna 10 000 kişilik yeniçeri de eklenirdi. Padişahtan en alt rütbeli saray çalışanına kadar herkesin yemeği bu mutfakta pişerdi. Saray mutfağından kalma tariflerin yanı sıra Anadolu’da yemek çeşidi, yapımı ve kullanılan malzemelerin bölgeler arasında gösterdiği farklılıktan kaynaklanan zenginlik Türk mutfağını her zevke hitap edebilecek hale getirmiştir. Orta Doğu ülkeleriyle komşuluk eden Güneydoğu illerinde Arap beslenme kültürünün etkisi görülmektedir. Bu yörenin yemekleri bol baharatlı ve acılıdır. Kebaplar, içli ve çiğ köfteler, fıstıklı ve şerbetli hamur tatlıları Güneydoğu illerinin karakteristik yemekleridir. Batı Anadolu’da sebzeler ve otlar diğer yörelerden daha çok tüketilir. Börülce, pırasa, patlıcan gibi sebzeler ıspanak gibi çeşitli otlar yemeklerin ana malzemesini oluşturur. Yağ türü olarak zeytinyağı tercih edilir. Dolma, keşkek, patlıcan böreği, çeşitli yahniler, gözleme bu yörenin yemeklerindendir.  İç ve Doğu Anadolu’da tahıl başta tüketilir. Hamur işleri, fırında pişirilen yemekler ve pirinçli yemekler yaygındır. Bu yörelerde Hitit ve Bizans kültürünün etkisi de görülmektedir. İç Anadolu’nun en sevilen yemekleri arasında kuzu tandır, bulgur pilavı, nohutlu yahni, su böreği, mantı, un helvası bulunur. Doğu Anadolu Bölgesinde yoğurtlu çorba, kete, kadayıf dolması özel günlerin vazgeçilmezidir. Yemek yapımında hayvansal yağlar tercih edilir.

Karadeniz Bölgesinde fındık yetiştirilir. Bu yörenin yemeklerinde ve tatlılarında fındık ve fındık yağı kullanılır. Karadeniz’de bulunan hamsiden onlarca çeşit yemek yapılır. Hamsi yemeklerinin yanı sıra mısır ekmeği, kar lahana çorbası, patates ve taze fasulye yemekleri Karadeniz’de çok sevilir. Hamsili pilav bu yörenin mutlaka denenmesi gereken yemeğidir. Marmara ve Trakya yöresinde buğday ürünleri, pirinç, koyun eti, yoğurt ve peynir çok tüketilir. Yemek yapımında  ayçiçeği  yağı kullanılır. İskender kebap, Tekirdağ ve İnegöl köfteleri, elbasan tava, peynir helvası(höşmerim), kazandibi bu yörenin en ünlü yemekleridir. Edirne’de peynir, Silivri’de yoğurt mutlaka tadılmalıdır.

Türk mutfağında kendine has içecekler bulunmaktadır. Yoğurdun sulandırılmasıyla yapılan ayran, soğuk kış günlerinin vazgeçilmezleri olan salep ve boza, özel günlerde ikram edilen hoş kokulu şerbetler, daha çok et yemeklerinin yanında içilen şalgam suyu bunlardan birkaçıdır. Dünyaca ünlü Türk kahvesinin ise Türk kültüründe taşıdığı anlam bir içecek olmaktan çok ötedir. Kız isteme törenlerinde mahareti, komşu sohbetlerinde samimiyeti, esnaflıkta güveni temsil eder Türk kahvesi. “Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı olur’’ sözü de bunlardan gelir. Türk mutfağının erzak depolama yöntemlerinin büyük kısmı göçebelik döneminden kalmıştır. Bu yöntem daha çok güneşte kurutma şeklindedir. Tarhana, pastırma, sucuk çeşitli meyvelerin ve sebzelerin kuruları bu şekilde hazırlanır. Bu  yöntem vitamin kaybını önler, kurutulan erzakın  kapladığı yerden tasarruf sağlar, kolayca taşınmasını mümkün hale getirir. Zamanla Balkan mutfağından etkilenmiş olan Türk mutfağında günümüzde  konserve yapılarak depolama da yaygındır.

 

Türk Kahvesi Nasıl Hazırlanır?

 

Klasik Türk kahvesi tarifine göre Türk kahvesi yapımında takip etmeniz gereken altı adım vardır:

1. Adım

Öncelikle, kaç fincan kahve pişirecekseniz o kadar fincan soğuk suyu cezveye koyun. Suyun soğuk ve kaliteli olması (mümkünse musluk suyu kullanmayın, klor kahvenin tadını bozacaktır) lezzetli kahve yapmanız açısından önemli.

2. Adım
Eğer istiyorsanız cezvenize şeker ilave etmenin zamanı. Şekerli kahve için 2 çay kaşığı ya da 2 adet kesme şeker ekleyin.

3. Adım
Şimdi de kahve ekleme vakti. Her bir fincan için 2 dolu dolu çay kaşığı (yaklaşık 5 gram kadar) kahve koyun ve tüm malzemeleri hafifçe karıştırın.

4. Adım
Kahvenizi düşük ateşte  ısıtmaya başlayın. Çok dikkatli olun, çünkü kahve bir anda köpürüp cezvenizden taşabilir! Ki sonrasında ocağı temizlemek zahmetli olabilir! :) Kahve pişerken karıştırıp karıştırmamak tarzınıza kalmış. Her ikisi de olur.

5. Adım
Kahve hafif köpürdükçe üzerinde biriken köpüğü kaşıkla alıp fincanlara pay edin. Bu köpürtme-köpüğü fincanlara alma-tekrar köpürtme olayını 3 kez tekrarlayıp sonunda kahveyi fincanlara boşaltın. Unutmayın, kahveyi asla tam olarak kaynatmamalısınız. Aksi takdirde kahvenin içindeki yağ asitleri buharlaşacağı için acımsı ve lezzetsiz bir kahve elde edersiniz.

6. Adım
Evet, hepsi bu kadardı işte! Lezzetli, bol köpüklü bir Türk kahvesi yaptınız bile... Şimdi oturup ağız tadıyla kahvenizi içebilirsiniz. Unutmadan, kahvenin yanında su ikram edilmesi adetten olup; bu su, kahveden hemen önce içilir ki ağızda var olan diğer tatlar silinsin ve kahvenin tadı mümkün mertebe daha çok alınabilsin!

 

SFace STwit SVimeo SVKontakte
AltMenu1
AltMenu2
AltMenu3
AltMenu4
AltMenu5
AltMenu6
AltMenu7